29 Ağustos 2012 Çarşamba

tatile on kala

Günün birinde yalnızlıktan şikayet eder miyim bilmiyorum ama kendimi bildim bileli yalnızlığı seven biri olmuşumdur. Hayır pek öyle asosyal biri de değilim aslında, arkadaşlarla vakit geçirmenin tadı apayrıdır bilirim de evde  yalnız olduğum anlar genellikle benim için en keyifli anlardır. Hatta ben çocukken hep annemler gezmeye gitseler de yalnız kalsam  diye beklerdim. Sonra işe başladığım zaman rüya benim için gercek oldu ve sekiz ay kadar yalnız kaldım. Ve sonra Ayşe geldi:) Yalnızlığımın içine etti. Ben ne güzel yalnız yalnız takılıyordum ohh mis gibi. Ama Ayşe'yleyken hiç yalnızlığım işgal edilmiş hissetmedim. Ama ayn zamanda kendimi yalnız da hissetmedim. Nasıl bir dengeydi, nasıl başardık bilmiyorum ama, hem birlikte ve mutlu, hem de istediğimizde yalnızdık. Vay be bir an eski sevgilimden bahsediyormuş gibi hissettim kendimi.  Neyse işte güzel günlerdi ve geçmiş daima yüzümü güldürmüştür, bu nedenle de şanslı hissederim kendimi. Ve evet maalesef bazen yanlış insanlar da çıkıyor karşımıza, kalbimizi  kırıp hayatlarına devam ediyorlar. Bu da hayatın bir parcası biliyorum. Biliyorum zamanla iyileşiyor her yara. Bazısı daha erken bazısı geç... Ama mutlaka kapanıyor. Çok fazla ciddiye almamak gerekiyor hiç birşeyi. Ben de ciddiye almıyorum artık. Daha güzel günler katabilmek için ömür kumbarama, daha dikkatli seçiyorum artık arkadaşlarımı.  Ve dostluğunu zaten kanıtlamış olanlara söyleyecek lafım yok.Onlaran biri de hiç şüphesiz Ayşe'm. Bu arada Ayşe ile  beş yıllık ev arkadaşlığı serüvenimizde hiç beraber tatil yapmadığımızı fark ettik. Resmen birden dank etti kafamıza ve hemen karar verildi seyyah olup gezinmeyi bu alemi:) Ya hadi o kadar da abartmayayım... Seyyahlık bizim ne haddimize. En azından şimdilik. Ama işte  İzmir'de başlayıp muhtelif şehirlerde devam edecek, ve beş yıl boyunca evimiz olan İzmit'i de kapsayacak olması şidetle muhtemel gezimize yaklaşık on gün sonra çıkılacak. Heyecan tarafimca had safhada. Ayşe'yi sorarsanız o pek öyle duygusal ve heyecan katsayısı yüksek bir  hatun değildir. Yüksek ihtimalle benim duygularımdan habersiz, uzay desenli nevresimine sarılmış uyuyordur bu anlarda. Ama ne yapalım işte onu da öyle bağrıma bastım.. Dönüşü yok.  Ayşe'dir ne yapsa yeridir.


0 yorum:

Yorum Gönder