17 Kasım 2012 Cumartesi

KARŞILAŞMA

   

 Sensiz geçen bu kaçıncı cumartesi bilmiyorum. Bunca zaman sonra neden bıçak gibi saplandın kalbime onu da bilmiyorum. Oysa unuttum sanıyordum seni. Yüzünü, ellerimi hiç bırakmayan ellerini artık hatırlamıyorum sanıyordum. Beni çilek bahçesinde öptüğün o kutsal gün bile neredeyse çıkmıştı aklımdan. Arabayla uzaklaşıp giderken yanımdan o tozlu yolda, arkanda bıraktığın toz bulutunun içinde gözyaşlarımın bıraktığı o acı tadı unutmuştum. Ta ki dün o lanet ve anlamsız boncuklarla karşılaşana kadar. Nasılda onca yıl beklemişler orada canımı böylesine yakmak, en savunmasız anımda beni allak bullak etmek için. Nasıl bir ağlama nöbetine tutuldum o aptal boncuklara bakarken bunca yıl sonra. Görsen, hiç değişmemişsin derdin.
     Oysa çok değiştim ben. O hırçın, şımarık hallerim yok artık. İçimden geldiğince güldüğüm, karnımı ağrıtan kahkahalarım yok. Daha sessiz anlarım var şimdilerde. Daha kalabalıklar içinde yalnızlıklarım ve daha sensizliklerim var. Sigara içmiyorum mesela artık. Ama değişmeyen yönlerim de vardır elbet.. Mesela hala
 ağlayabiliyorum Belgin Doruk'lu Göksel Arsoy'lu filmlerde salya sümük. Hala dağınığım bu hayatta. Hala arkamı toplayacak birine ihtiyacım olduğu da doğrudur. Değişip değişmediğini bilmediğim yanlarım da var.. mesela hala seviyorumdur belki göğsüne başımı yaslayıp film izlemeyi. Yahut elinde çikolatayla çıkp geldiğin, kapıda saatlerce eve dönmemi beklediğin o yaz akşamlarını seviyorumdur belki. Hiç bıkmadan bana nasihat vermelerini, kendini ebeveynim gibi görmelerini, bana birşeyler öğretmelerini seviyorumdur. 
     Belki sen de değişmişsindir. Mesela belki artık gitmiyorsundur balık tutmaya. Belki o uğurlu kravatını takmıyorsundur önemli günlerinde. Belki inanmıyorsundur artık aşka. Ama değişmeyen yönlerin de vardır; hala domates soslu seviyorsundur mantıyı belki. Ya da yatağın sol tarafında uyuyorsundur hala. Hala siyasetçilere küfrederek izliyorsundur haberleri. Hah, bak işte bundan eminim. Hala üzülüyorsundur savaşlarda ölen insanlara. Hala merhamet doludur kalbin. Hatta belki hala içinde kalmıştır benim için de birşeyler. Öyleyse bile kızgınlıkla karışık bir sevgidir eminim. Ya da belki affetmişsindir beni. Herşeyi mahfetmiş olmamı ben hiç affetmemiş olsam da sen affetmişsindir belki. 

0 yorum:

Yorum Gönder