12 Şubat 2013 Salı

sevgisiz büyüyenlerin hali

   
     Bugün internette sağlık personeline şiddete ilişkin bir yazı okudum. Kendim de sağlık personeli olduğum için dikkatimi çekti. Hatırlayanlar vardır, geçen haftalarda gebe bir doktor acilde hasta yakını tarafından darp edilmişti. Bunlara öylesine alıştık ki artık inanılmaz gelmiyor hiçbiri maalesef. Benim dikkat çekmek istediğim sadece sağlık personeline yönelik şiddet değil. Şiddetin her türlüsüne dikkat çekmek istiyorum. Bir başka canlıya bilerek isteyerek zarar vermek isteyebilecek kadar öfkelenmek! İşte bu nokta önemli. Öfke hepimizin içinde var olan, şartlar oluştuğunda ortaya çıkabilecek bir duygudur değil mi? Peki insanlıktan nasibini alanlarla, nasibini alamayanları ayıran nedir öyleyse? Söyliyeyim; öfke kontrolü. Bakıyorum bazen, beş yaşındaki oğlum bile öfkelendiğinde kontrol etmeye çalışıyor. Çok sinirlendiği anlarda bir kenara geçip, sakinleşene kadar kaşlarını çatıp bekliyor. Böyle yapmasını da biz tembihlemedik üstelik. Ama koca koca insanlar öfkelerini kontrol edemiyorlar. Bir başkasını öldüresiye dövmeyi üstünlük sayıyorlar. Bana göre bunun da en önemli nedeni, sevgisiz büyümüş olmaları. Çocuklarını sevmenin, öpmenin ayıp sayıldığı, saygısızlık sayıldığı bir toplumda sevilemeden büyüyenler şimdi kendilerini ifade etmenin yolunu şiddete görüyorlar. Çok acı bir durum. Ve o insanların çocukları onlardan daha beter olacak. Çünkü onlar sadece sevgisiz değil, aynı zamanda şiddete eğilimli bir anne baba modeliyle büyümüş olacaklar. Bana göre bir anne babanın çocuğuna verebileceği en değerli şey; sevgidir. Klişedir ama öyledir gerçekten. Eğer sevilerek büyüdüyse bir insan zarar gelmez o insandan kimseye. Sevgiyle...

4 yorum:

  1. Sevmek ve önemsemekten geçiyor, yalnızca kendimizi önemli görerek yetişirsek, başkaları bize önemsiz mi görünüyor acaba, benim mesela bir arkadaşım öyle yetiştiriyor çocuğunu, ben eskiden çok çektim, o çekmesin diye, diye.. çocuğunu son derece saygıdan uzak yetiştirdi.. Yalnızca kendisinin değerli olduğuna inanan bir insan eh pek doğaldır ki başkasına şiddeti de reva görüyor. Sevgisiz büyümek belki biz gibi eski jenerasyon için daha fazla rastlandık bir durum olsa da, şimdilerdeyse aşırı sevgi arsızı yetişebiliyor çocuklar. Söylediğim gibi tek kendisini önemli görüyor, diğerlerinin hiçbir önemi yok, o arkadaşım aşırı sevgi yükledi, ama hani çocuk çok hırçın herkese karşı.. Aile bunu normal görüyor.. Hayret ediyorum böyle şeylere, çok üzülüyorum...

    YanıtlaSil
  2. Severken insan sevgisini aşılamayı da unutmamak gerekiyor demek ki... Belki bilemediğimiz başka nedenleri de vardır tabi şiddete meyilli olmanın. Gelinen nokta çok kötü ama ne yazık ki. Tahammül etmeyi ve insanları sevmeyi azıcık bilmek yeter belki ama... gelecek nesiller için daha iyi olmasını diliyorum ve en azından kendi çocuğuma kendisini ve yaratılmış olan herşeyi sevmeyi aşılamaya çalışıyorum. Dostlukla :)

    YanıtlaSil
  3. şiddeti kanıksar hale getiriyorlar,özellikle gençlerin oynadığı bilgisayar oyunları, küçüklerin izlediği çizgi filmler, hepsi şiddet içerikli, nasıl öfkeli olmasınlar ki.Haklısınız, aile sevgisi şımartma ölçüsünde olmadan tek ilaç gibi görünüyor bana da...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet dediğiniz gibi şımartma ile sevgiyi ifade etme arasındaki ayırımı da gözönünde bulundurmak lazım. çocuklarımızı sevmek demek, onların her dediklerine evet demek, makul olmayan isteklerini kabul etmek olarak algılanıyor kimi zaman. bu seferde bencil bireyler yetişiyor. ev dışındaki dünyaya uyum sağlayamıyor çocuklar. Bu nedenle sevgiyle fakat kesinlikle belli bir disiplinle büyütmek gerekiyor diye düşünüyorum.

      Sil